Bugün yaşadığımız psikolojik ve hatta fiziksel rahatsızlıkların, ilişki problemlerinin, başarısızlıkların; mutsuzluk, doyumsuzluk ve sevgisizlikle tanımlanan güncel yaşantılarımızın kökeninde, anne karnına düştüğümüz andan itibaren çocukluk çağında kendi yaşadığımız ve aile mirasını taşıdığımız kişilerin yaşadığı travmatik olaylar yatmaktadır.

Travmaların hayatımızdaki etkileri çok güçlü olabilir. Tüm hayatımızı sarabilir, mutluluk hep bir adım önümüzde kalabilir ve biz ona ulaşmaya çalıştıkça daha da içine çekildiğimiz tuzaklar yaratabilir.

Franz Ruppert, kalıtsal aile travmaları konusunda dünyanın en önemli uzmanlarından biridir. Travmaya bağlı etkileri çok daha görünür hâle getiren ve psikolojik açıdan yeniden bütünleşmeyi destekleyen yöntemler geliştirmiştir. Ruppert, Travma Sevgi Korku kitabında yöntemlerini açıklayarak çok sayıda vaka incelemesi ve örnekle çalışmalarını destekliyor.